“Bebekler doğduktan 15 gün sonra kendi odalarında uyumaya başlayabilir”

 

Herkesin bildiği gibi uyku, çocukların gelişimi için en önemli faktörlerden biri. Sağlıklı bir gelişim için gereken uyku miktarının belirlenmesi amacıyla yapılan çeşitli araştırmalar da bu konunun önemine değiniyor.  Amerika Ulusal Uyku Derneği (NSF)’ne göre; çocukların ihtiyaç duyduğu uyku miktarının sürekli değişebileceği, yeni doğan bir bebeğin 3 aylık olana kadar ortalama 17 saat uykuya ihtiyaç duyabileceği belirtiliyor. Peki, çocuklar kaç yaşında odasında uyumaya alışmalı ve yatak/oda seçimleri nasıl olmalı? Çilek için açıklamalarda bulunan Klinik Çocuk Psikoloğu Dr. Z. Deniz Aktan’a göre; çocuklar doğduktan sonraki ilk 10-15 günün ardından kendi odalarında rahat ve ergonomik bir yatakta uyumaya başlayabilir.

 

Tüm yaş grubundaki insanlar ve yaşam için önemli bir yer tutan uyku, çocukların gelişimi için de en önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Yeni doğan bir bebeğin 3 aylık olana kadar günlük ortalama 17 saat uykuya ihtiyaç duyabileceğini belirten uzmanlar, sonraki evrede bu sürenin 15 saate kadar gerilediğini; 2 yaşında 14 saat, 3-5 yaş arasında 13 saatlik uykunun yeterli olabileceğini belirtiyor. Peki, çocuklar kendi odalarında kaç yaşında uyumaya başlamalı ve odanın düzeni nasıl olmalı? Psikolog Dr. Z. Deniz Aktan’a göre; çocuklar yetişkinlere oranla çok daha fazla uyuduklarından, yatak rahat ve ergonomik olmalı ve odanın rengi oda içindeki ışığı çok fazla yansıtmayacak tonlardan seçilmeli.

 

Psikolog Dr. Aktan: Çocuklar odalarında kendi başlarına hareket edebilmeli

Çilek için açıklamalarda bulunan Klinik Çocuk Psikoloğu Dr. Z. Deniz Aktan, “Çocuk mobilya yapımında kullanılan malzemelere dikkat edilmeli. Çünkü çocuklar zaman zaman bu malzemelere alerjik reaksiyonlar gösterebilmekte ve bu durum da uyku kalitesini etkilemekte. Çok karanlık olmayan loş bir oda dizayn etmek ve çocuğun kolayca inip çıkabileceği bir yatağa sahip olması da oldukça önemli. Yatağında yerden çok yüksek olmasına da dikkat etmek gerek. Çocuk öyle bir odada uyumalı ki kendi başına yataktan inmesi, kapıyı açması zor olmamalı, hatta kapı aralık kalmalı ve gece uykusu bölünüp korkan çocuk duygularını ifade edebilmek için kolaylıkla ebeveynlerine ulaşabilmeli. Diğer yandan odanın dekorasyonunda yumuşak renkler kullanılması da uyku sürecini kolaylaştırıcı bir diğer etken olarak düşünülmelidir. İşte bu noktada Çilek, bu bilinçle ürünler üretiyor. Çocukların ve bebeklerin ihtiyaçları doğrultusunda ürünün tasarımını gerçekleştiren Çilek, tamamen kullanıcı odaklı ergonomik ürünler tasarlıyor ve çocukların günlük yaşamını kolaylaştırıcı detayları ürünlerinin içinde barındırıyor” diye açıkladı.

 

“Çocuklar 15 gün sonunda kendi odalarında uyumalı”

Erken bebeklik döneminde uyku sürecinin çocuğun ve ebeveynin kontrol edebildiği bir süreç olmadığını söyleyen Psikolog Dr. Aktan, ebeveynlerin ancak 18. ay sonrası uyuma ve uyanma saatlerini yavaş yavaş kontrol etmeye başlayabileceklerini ve bu evreden sonra çocuğun uyuma isteği olmasa bile saat 21.00 civarında uyku egzersizlerine başlanmasının önemli olduğunu belirtti. Ailelerin çocukların uyku problemi yaşayabileceğinin farkındalığıyla hareket etmeleri gerektiğini aktaran Psikolog Dr. Aktan, çocukların uyku problemlerini şu başlıklar altında açıkladı; “Bazı çocuklar yalnız kalamadığı için, kimisi odasında rahat olamadığı için uyku sorunu yaşar, zaman zaman da dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi bedenin aşırı aktivite ihtiyacına bağlı olarak uyku sorunu yaşanabilir. Diğer yandan bizim sadece yetişkinlerde olduğunu sandığımız ama pediyatristlerce (NSF) çocuklarda da yaygın olarak görüldüğü raporlanan uyku apnesi ve benzeri nefes alamama problemleri de uyku problemlerini oluşturan başlıca unsurlar arasında yer alır” dedi.  Çocukların doğduktan sonraki ilk 10-15 günün ardından, yani annesine ve yeni ortamına alışmaya başladığı ilk dönem sonrası kendi odalarında uyumaları gerektiğinin altını çizen Psikolog Dr. Z. Deniz Aktan, “Bilimsel çalışmalar, erken dönemde odası ayrılan çocukların öz güven ve öz yeterlilik gibi duygularının daha olumlu geliştiğini gösteriyor. Tabii ki ebeveynler için bunun zor bir süreç olduğunu da kabullenmek gerekir. Uyku düzeni tam oturmamış, geceleri 3-4 defa uyanan bir bebek söz konusu ve her uyandığında ihtiyaçlarına bağlı olarak annesini yanında istiyor. Burada çocuğun ebeveynlerine yakın bir odada olması ya da telsiz vb. kontrol cihazlarıyla çocuğu takip etmek, söz konusu ihtiyaçlarını zamanında karşılayabilmek adına çok önemli. Aksi halde çocuğun ebeveynine karşı olan güven duygusu zarar görebilir.”